Adnan Kahveci Mah. Sayaca Cad. No:5 Ekol Center 05360111111 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

ZEMİN KATLAR  ASANSÖR GİDERLERİNE KATILIR MI

 

Ortak yaşam alanlarımızda en sık karşılaştığımız sorulardan birisidir bu .

Apartmanlar,siteler ilk duyduğumuzda pek de karşı çıkamayacağımız  bu sinsi ve  kurnazca soruyu soran daire sahipleri ile doludur ne yazık ki .

Çoğu insan hak verir ; girişte oturan asansörü kullanmıyordur ki o halde neden giderlerini ödemek zorunda olsundur !

Bir de kopyala yapıştır yöntemlerle ilk örnekleri kırtasiyeciden alınarak tapuya verilen

yönetim planları vardır ki hangi saiklerle hazırlandığını çözemezsiniz .

 

"Zemin katlar asansör bakım,onarım ve işletme giderlerine katılmazlar ."

 

Yönetim planında aynen böyle yazar ve hakikaten ünümüzde devasa rakamlar tutan

bakım,onarım ve işletme giderlerine katılmazlar .

Buna bir de asansör denetim firması ödemeleri eklenir ki genel kurullar panayıra döner .

- O zaman denetimi ödesinler, denetim ödemez yazmıyor ... diyenler mi

- Üst komşuya yürüyerek gitsinler .. diyenler mi ..ne ararsanız vardır .

Herkes meşrebince haklıdır ..

Bakım onarımı ödemiyorsa denetimi de ödememelidir elbette .

Üst komşuya yürüyerek çık demek pek nezaketsiz ,komşuluk hukukuna sığmayan bir tavırdır .

Öyledir de ancak bu saçma sapan , neye hizmet ettiğini çözemediğimiz ,haksız maddeye sığınarak menfaat temin eden zemin kat maliki pek mi naziktir sizce ?

 

APARTMAN ve SİTELERDE  ORTAK ALAN NEDİR

 

Bakalım kanunumuz ne diyor ?

 

Önce asansör ortak yer midir , ortak yer nedir sorusuna yanıt arayalım ..

 

 

MADDE 4 - Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır.

a-Temeller ve ana duvarlar, (Ek ibare: 5711 - 14.11.2007 / m.2) "taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar," bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel girişkapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lâvabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar,

b-Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile

kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak Şebeke ve antenler; sıcak ve soğuk hava tesisleri,

c-Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri,

Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de  (Ortak yer) konusuna girer .

Buraya dikkat ; ortak yer tanımını geliştirebilir , konusunu ( ne demek istiyorsa ? ) sözleşmeyle belirleyebilirsin AMA bunları "ortak yer " tanımından çıkaramazsın diyor.

Asansör bazılarımız için ortak bazılarımız için değil ... diyemezsin diyor.

4.madde burada kesin ve kısıtlayıcı bir hüküm veriyor .

 

"Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır."

 

 

Neymiş , asansör her halde ortak alan kabul ediliyormuş !

Sonra 2007 yılında eklenen diğer hükümlere bakalım ..

 

ORTAK GİDERLERE KATILMA:

MADDE 72 - (Ek: 5711 - 14.11.2007 /m 22) Toplu yapı kapsamındaki belli bir yapıya veya yapıların sadece birkaçındaki kat maliklerinin ortak kullanım ve yararlanmasına tahsis edilmiş ortak yer ve tesislere ilişkin ortak giderler, o yapılardaki kat malikleri tarafından, bütün bağımsız bölümlerin ortak kullanım ve yararlanmasına tahsis edilmiş tesis ve yerlere ilişkin ortak giderler ise bütün kat malikleri tarafından karşılanır..............................................................

Kat malikleri, toplu yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya bunların başka bir parselde veya kamuya ait alanlarda bulunduğunu veya bağımsız bölümlerinin veya kendilerinin durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle toplu yapı ortak gider payını ve toplanacak avansı ödemekten kaçınamazlar.

 

Burada bizim ihtiyaç duyduğumuz hüküm son kısımda yer alır

" kendilerinin durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle toplu yapı ortak gider payını ve toplanacak avansı ödemekten kaçınamazlar."

 

Burada da hiç bir gerekçe ile ortak gidere katılmama hakkın yok .. diyor !

Peki yönetim planlarında ( özellikle 20 yıldan eski olanlarda ) yer alan "zemin katlarının asansör giderlerine  katılmamaları " hakkındaki bu madde açıkça 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı değil midir ?

Elbette aykırıdır .

Bu maddenin gerekçesini yaz deseler en ünlü hukuk profesörümüz bile " giriş ve zemin katlarının asansörden faydalanmayacakları" diye bir mantık kullanmaz mı; başka makul görünen bir gerekçe olabilir mi ?

Yönetim planları kanunun üzerinde olamayacakları için yöneticilere ve kat maliklerine önerim odur ki

bu bedelleri tahakkuk ettirmeli ve tahsil aşamasına geçmelidirler .

-Tuvalete gitmiyorum o nedenle kanalizasyon onarım bedelini ödemem .. demekle

-Asansör kullanmıyorum o halde giderlerine katılmam.. demek arasında teknik olarak bir fark yoktur !

Buna izin verirsek çatılara da karışmayacaklardır .

Antr Parantez ; Elbette burada çatı piyes dubleksler ile ilgili hüküm ve içtihadı bir kenara koyarak yazıyorum ,tüm binalarda çatı dubleks mevcut değildir, olanlarda sorumluluklar ile ilgili farklı içtihadlar söz konusudur .

Bu ayrı ve özel bir makale konusu olabilecek nitelikte bir konudur .

Bu mantığı haklı bulursak , "tamam ödemeyin" dersek gün gelir çatılara da karışılamayabilinir ,zira üst komşunun zemin tabliyesi zemindeki dostumuzu yağmurdan koruyacaktır zaten

Kanun koyucu özünde bu saçmalıklara izin vermemek için " ortak alan " tanımını getirmiştir .

Asansörler ortak alanlardır , ortak alanın en güzel tanımını bir tarihte duyduğumda hayran kalmıştım.

Bir mühendis bir  dostumuza şöyle demişti.

"Pencerenin ve kapının dışında kalan göremediğin her şey ve yer ortak alandır ."

Dış cephenin ortak alan olduğunu ve klima takılamayacağını ifade etmek için söylemişti .

 

Dairesinin sarı sitede tanımını yaparken "otoparklı asansörlü" diye pazarlayan şahıs iş giderlere

katılmaya gelince üç maymundan rol çalıyor .

Dairesinin hukuki tanımı bile betonarme , sınıf II , asansörlü ..

Kurnazlık bu ya , yasaya aykırı bir hükmün arkasına sığınıyor ..

Asansör kapısına " giriş kattakilerin kullanması yasaktır " yazısının asıldığına şahidim , bu çirkinliktir ama

kim bilir neler yaşanmıştır diye düşünmeden edemiyor insan .

Yok öyle.. asansör kullanmıyorum ödemem , meşrebime aykırı havuza girmem gidere karışmam,

arabam yok otoparktan bana ne , spor sahasından bana ne !

O zaman lütfen sat kurtul kardeşim ..

Sen de kurtul biz de !

Taşınmana yardım edeceğimize söz veririz....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GİDER PUSULASI

 

Önceki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi vergi mükellefi olmayan ve bu nedenle fatura tanzim edemeyen kişilerden aldığımız mal ve hizmetler için mutlaka düzenlememiz gereken belge .

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu gereği  teşekkül etmiş olan yönetimlerin tamamı aldıkları mal ve hizmetleri eğer 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu madde 94' de zikredilen biçimde yapmak zorunda iseler bir belge tanzim etmeli , vergi kesintisini ( stopaj denir; kaynağında kesilen vergidir ) bu belgede ayrıca göstererek ertesi ay vergi dairesine verecekleri bir beyanname ile ödemelidirler .

Yönetimler bu maddede vergi sorumlusu kabul edilmişlerdir.

Bu yönden  nihai tüketici kapsamında değildirler .

Kdv hesaplama zorunluluğu yoktur , sadece hizmet veya mal satın aldığınız kişiye

yapılan ödeme üzerinden maliye adına gelir vergisi kesintisi yapar sonra o şahısı da belirterek vergi dairesine ödeme gerçekleştirirsiniz  . Maliye adına bir tür emanetçilik işlemi kabul edilebilir .

Mal ve hizmet satın aldığınız kişi eğer muafiyet sınırını aşar da vergisi tahakkuk ederse sizin yaptığınız bu kesintiyi ödeyeceği vergiden mahsup eder .

Teoride vergilendirilen o'dur .

Gider Pusulası 225 sayılı VergiUsül Kanunu tebliği'nde detaylarıyla tanımlanmıştır .

Tebliğ'in bizi özellikle ilgilendiren bölümleri aşağıdadır .

 

1 – Gider pusulalarında, işin mahiyeti, cinsi, adedi, fiyatı, tutarı, toplamı, tevkif edilen vergi oranı ve net tutarı; işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadları (Tüzel kişilerde ünvanları) adresleri, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, seri ve müteselsil sıra numarası ve düzenleme tarihine ilişkin bilgilere yer verilecektir.

2 – Örneği ekte yer alan gider pusulası, mükellefler tarafından anlaşmalı matbaalara bastırılacak veya notere tasdik ettirilecektir. Gider pusulasının anlaşmalı matbaalarda bastırılması ve kullanılmasında “Vergi Usul Kanunu uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uyulacaktır.

3 – Gider pusulası en az iki örnek olarak düzenlenecektir. En az iki örnek düzenlenmeyen ve yukarıda bilgileri eksik olan gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.

4 – Düzenlenen gider pusulalarının ilk örneği işi yapana veya malı satana verilecek, ikinci örneği ise düzenleyen tarafından saklanacaktır

 

 

Bu belge sadece yönetimler tarafından değil Kurumlar Vergisine tabi şirketler tarafından da bu şekli ile düzenlenir ve fatura yerine geçer .

Mal ve hizmet alımından itibaren Yedi ( 7 ) gün içerisinde tanzim edilmek zorundadır ve ödemesi 7.000.-TL üzerinde ise banka/ptt  aracılığı ile yapılmalıdır .

Yönetimler kırtasiyeden alacakları ya da matbaaya hazırlatacakları bu belgeyi notere onaylatıp kullanmak zorundadırlar .

Aksi takdirde hükümsüzdür .

Gider makbuzu, tahsilat/tediye makbuzu vb.. iç hizmet belgeleri ile karıştırılmamalıdır .

Bu tür belgeler kanunla tanımlanmamış olup ispat yetenekleri sınırlıdır .

 

                       

GİDER PUSULASI HANGİ  DURUMLARDA  DÜZENLENİR

 

Özellikle site/apartman yönetimleri adına düşündüğümüzde çatı tamirinden tutun kanalizasyon tıkanmasına müdahaleye küçük çaplı boyama ve tamirat tadilat işlemlerine varıncaya dek epey geniş bir ihtimaller zinciri ile karşılaşırız .

Genellikle planlama dışı ve işletme projesinde " olağanüstü giderler " faslı tarafından finanse edilen bu işlemler çevredeki ustalar ve muafiyet belgeli esnaf tarafından yapılır .

Size önerim vergi kesintisini Gelir Vergisi Kanunu Md;94/13 d bendine göre  " sair hizmetler " yani bakım,onarım vs.. kategorisinde %10(on) olarak uygulamanızdır .

Genellikle net rakam anlaştığınız için işi yapan kişi bu kesintiyi kabul etmeyecektir .

O zaman gider pusulasına brüt rakam yazmak zorundasınız .

Şöyle diyelim ; çatı tamiri için 12.000.-TL fiyata anlaştınız .

İş bitimi ustanın bankasına 12.000.-TL gönderdiniz . bu da tamam .

Denetleme ve vergi dairesi için gider pusulası tanzim etmek zorundasınız .

İsimler ,T.C. kimlik, adres, telefon , imza hepsi tamam ..peki pusulaya ne yazacaksınız ?

Vergi ne tutuyor , %10'u 12.000.-TL üzerinden mi hesaplamalıyız  derken kafanız karışacak . Oysa kolayca çözülebilecek bir iç yüzde sorusu bu , ilkokul seviyesi .

Soru şudur !

Hangi rakamın %10'unu çıkardığımızda geriye 12.000 kalır ?

Yani 12.000 aslında toplamın tüm % 100'den %10 çıktıktan sonra kalan % 90'ıdır .

%90'ı  12.000 olan tutarın tamamını bulmak için 12.000'i  90'a böler 100'le çarparız .

Ya da 12.000 / 0,90 işlemini yaparız .. Çıkan miktar 13.333.-TL'dır ..Bu brüt tutar olarak adlandırılır .

Sağlama yaparsak 13.333 * 0,10 = 1.333.-TL'dir ..bu ödememiz gereken vergidir .

Kişiye yapacağımız ödeme ise brüt 13.333-vergi 1.333= Net 12.000.-TL'dır . 0,90 sihirli katsayınızdır ,unutmayın !

Aritmetik severlerden özür dileyerek anlatımı kesiyorum .

 

 

Bir de 7338 meselesi var , durun kaçmayın !

 

7338 sayılı Kanun  23. maddesi ile VUK'un 234. maddesine aşağıdaki fıkraları ekledi .

 

İkinci fıkrada belirtilen bilgileri ihtiva etmeleri kaydıyla;

Malın veya hizmetin bedelinin, 7 günlük süre süre içerisinde satıcıya; banka, yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen belgeler,

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında satın alınan malların gider pusulası düzenlemek zorunda olanlara iade edilmesinde, iade edilecek tutarların, banka, yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla düzenlenen belgeler,

Belge düzenleme zorunluluğu bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının, tabi oldukları ilgili mevzuat dâhilinde, yaptıkları işler veya sattıkları mallar için düzenledikleri belgeler, gider pusulası yerine geçer.

 

 

Üstadlar'ın kafa bayağı karışık ; beyler eğer banka ödeme sistemini teşvik edeceğiz diyorsanız haklısınız da o zaman stopajı ne yapacağız ?

Bu madde bize Gider Pusulası tanzim etmeyebilirsiniz diyor !

Vazgeçtik diyorlarsa başka ama bence bir ek uygulama tebliği ile banka dekontlarında stopaj kesintisini nasıl belirteceğimizi bize bildirmeliler .

Sonuçta hangi biçimde olursa olsun banka dekontuna bir de gider pusulası tanzim etmeniz hem denetçiniz hem kat malikleri hem vergi dairesi hem de sizin için en rahatlatıcı yöntemdir .

Buraya kadar geldiyseniz müteşekkirim ...

 

 

 

                                               KOMŞUNUN AİDAT BORCU

 

 

Toplu yaşama geçip konuşmayı öğrendiğimiz arkaik dönemlerden beri en merak ettiğimiz gizem !

Noah Harari'ye göre belki de uygarlığın ateşleyici etmenlerinden biri  (yanılıyor elbette ) ..

Dedikodu olarak da bilinen sosyalleşme biçimi .

Özellikle belirli yaşlardan sonra bazı bireylerin haz mekanizması .

Haberler kötü ; ceberrut devletimizin insafsız hakimleri bu zevki sizlere çok gördü .

Her ay sabırsızlıkla beklediğiniz , gizlice fotoğrafını çekip tatildeki kankanıza gönderdiğiniz  o liste

artık ilan panosuna asılamayacak , asansörün hemen yanındaki camekanlı bölüme de .

GÖREMEYECEKSİNİZ !

O çok sinirlendiğiniz komşunuzun mali sıkıntıları  ile sarhoş olabilme fırsatınız bir daha gelmeyecek .

Aranızın iyi olduğu yönetici de geçiştirecek sorularınızı .

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda 18.madde diyor ki ;

 

- GENEL KURAL :

MADDE 18 - Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim plânı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.

 

Neymiş ; birbirimizin haklarını çiğnememeliymişiz , unutmayınız bu ahlaki hakları da içerir ..!

Sakin olalım ve biraz da kendimizi borcu olan komşumuzun yerine koyalım ; siz okumuş insansınız , empati deyince hemen anlayıverdiniz .

Düşünün ki gelinlik çağdaki kızınızı istemeye geldiler ; ister misiniz girişteki o panoda borcunuzu görsünler .

Onlarca benzer örnek verebilirim AMA hayır ; sayın Kat Maliki , size ne  komşunuzun borcundan alacağından .

Yapın bir kek götürün , iki kahve içer laflarsınız eşiyle ..ama bu kadar , lütfen ileri gitmeyiniz .

 

MAHREMİYET EFENDİM  ...MAHREMİYET !

 

                                              

O zaman durumu netleştirelim :

Kişisel Verileri Koruma Kanunu diye bir kanun var , 2016 yılında yürürlüğe girmiş .

Burada sizin yönetim kurulunuz " veri sorumlusu " olarak tanımlanmış ve  ona elindeki

bilgilerin mahremiyetini koruma yükümlülüğü getirilmiş , bu da kısaca  şu demek !

Ortak alanlarda ve mesaj platformlarında site sakinlerine ait BORÇ ,ALACAK ,TELEFON,MEDENİ DURUM ,

SAHİPLİK ,KİRACILIK vb..bilgileri paylaşamayacak .

Bunu yapanlar 50.000.-TL üstü cezalar ödediler  , hapis cezası alanlar bile oldu .

 

Ancak ilan panosuna isimleri değil de daire numarası asmanın suç oluşturmayacağını bu yolla kurnazlık yaparak komşularını afişe etmeyi marifet sanan yönetimler de  yanıldılar .

Kat maliklerinin bilgi edinme hakkı , hesaplarda şeffaflık , ortak sorumluluk vb... gerekçelerle isim yayınlanmamasına rağmen insanlar bir şekilde işaret edildiler .

Aynı şeffaf yönetimler ihale dosyası ya da mali tablo yayınlama konusunda pek istekli olmamalarına karşın işini kaybetmiş Ferruh Bey'i incitebileceklerini hiç düşünmediler.

Zaten durumu olsa ödeyecek insanları rezil ederek tahsilat yapabileceklerini düşündüler . Bu da ters tepti ,  aidatların dönme çabukluğu düştü .

Bilmedikleri , anlamadıkları şey insanların büyük bölümünün banka taksidi yerine aidat ödemeyi tercih  edecekleri , bizim gibi doğulu toplumların onur, gurur vb.. değerlere ne mutludur ki fazlasıyla düşkün olmamızdı .

Bildiğim bir örnekte hukuki takibi seven bir yönetici dostum panolara liste asılmasını yasakladı ; tahsilat oranı şu an % 98 ..

İnandırıcı gelmeyebilir ama bizzat ben hesapladığım için biliyorum ; öngörülerin aksine insanlar daha hassas hale geldiler .

Epey yüksek sayılabilecek avans tutarlarını emekli , patron, çalışan kim varsa sektirmeden ödüyor .

Akademide Mali Sosyoloji kürsüsü açılsa tez konusu olabilecek bir vaka !

Adamın borcu varsa dava aç kardeşim , zaten factoring şirketi gibi  ayda %5 gecikme tazminatı var .

Yönetimler  , tapusuna şerh koyun durumu olduğu halde vermemekte  direnirse .

Şunu bilmelisiniz ve emin olmalısınız ki ilk fırsatta ödeyecektir ; kimse zaten ödemek zorunda olduğu bir borca direnmez .

Ortada evi,yuvası,hanesi, çatısı vardır ; kimse risk almaz. sabırla bekleyin lütfen !

Ancak insanların AR ve HAYA duygularıyla ONURLARI  ile  oynamayın , bu haysiyetsiz bir eylemdir .

 

Sıklıkla kullanılan bu  dolaylı  ifşa yöntemine   Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) 18.02.2026 tarih ve 2026/348 sayılı yeni bir  kararla  son verdi .

Bunu da yapamayacağınızı   , yapılanın sıradan şark kurnazlığı olduğunu gösterdi .

Böylelikle

Ad ve soyad

Daire no

Gider avans ( aidat ) ve/veya demirbaş  borç tutarı

Ödeme gecikme süre bilgisi 

Daire sahiplik / kiracılık bilgisi vb...

 

ortak alanlarda , herkesin görebileceği biçimde , ilan panolarında , aidat otomasyon yazılımlarında

sosyal medya mesajlaşma platformlarında paylaşılamaz .

 

31 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren ilke kararında şöyle bir bölüm var ki alkışlamak gerekir .

 

 

"veri güvenliğinin sağlanmasına yönelik gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması  yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği

Bu kapsamda, söz konusu bilgilendirmelerin Kanun'un 12 nci maddesine uygun

şekilde yerine getirilebilmesi için, kapalı e posta yahut mesajlaşma grupları veya bu hizmete özgülenmiş uygulamalar gibi üçüncü kişi konumunda bulunan kişilerin erişiminin söz konusu olmayacağı usullerin/yöntemlerin kullanılmasının gerektiği kanaatine  varıldığından

Bu tür uygulamalara ivedilikle son verilmesinin,

Bu tür duyuruların/listelerin/dokümanların toplu yapıların ortak yerlerinden ivedilikle kaldırılmasının,

Bu konulara ilişkin kat maliklerine yönelik yapılacak duyurular/bilgilendirmeler için Kanun'un 12 nci maddesine uygun ve sadece ilgililerin erişebileceği başkaca usulün/yöntemin  uygulanmasının  gerektiği sonucuna varılmıştır."

 

Daha ne desinler ?

İleride aidat ödemeyecek durumda olan bir kaç ailenin bazı onur ve haysiyet düşkünü yönetimler ve etraflarındaki akbabalar tarafından nasıl mağdur edildiklerine dair gerçek bir olaylar zinciri paylaşacağım !

Hukuksal boşlukların insan hayatı üzerindeki yıkıcı etkileri yer alacak ; gücü eline geçirenlerin nasıl bir kan emiciye dönüştüklerini anlatacağım.

Bu mağdur komşularıma borcumdur ....

 

                                   SİTELERDE DÖNEM SONU MALİ TABLOLAR

 

                              GELİR GİDER TABLOSU

 

 

         Gelir ve giderlerinizin eksiksiz ve doğru işlenip işlenmediklerinin kontrol  edilmesini sağlayan ve her denetleme

öncesinde hazırlamanız gereken tablo..

İnternette çokca örnek bulabilirsiniz ama temel mantığı çok basittir .

Başlangıçta ne kadar paranız vardı , ne kadar harcadınız , ne kaldı ?

Bu sorudan yola çıkarak dört işlem biliyorsanız kolayca sonuca varırsınız .

Ama işler giren ve çıkan belge sayısı arttıkça pek de kolay olmayacaktır .

İşletme defterinin sol tarafına giderler sağ tarafına gelirler yazılır .

Dönem sonunda gelirler toplamından giderler toplamı çıkartılarak  kasa +banka bakiyeniz bulunacaktır .

Negatif yani eksi çıkması durumunda alacaklısınız , yani cebinizden para harcamışsınız demektir .

Pozitif yani artı çıkması durumunda ise banka+kasa ile denk olmak durumundadır , böyle olduğunu var sayıyoruz .

Eğer değilse yani bir eksik tutar söz konusuysa başa dönerek 

-fazladan işlenmiş bir gelir

-işlenmemiş bir gider olup olmadığını tek tek kontrol etmek zorundasınız .

Dönem başı devraldığınız kasa+bankanın da bu tabloda 1 no'lu gelir kalemi olduğunu unutmayın ..

Bunu yaparken banka/makbuz gelir kayıtları ile gider belgelerindeki yazılı miktarların doğruluk kontrolleri de yapılmalıdır .

Yanlış/hatalı işlenen tutarlar da doğal olarak kasa eksik/fazlası oluşturacaktır .

Tüm bu işlemleri hatasız yaptınız ve bakiyeniz de tuttu , kasanız sağlam .

Artık hesabım hazır diye düşünüyorsanız yanıldınız !

Sırada kontrol ettiğiniz işletme projesine ait tüm şu varlık ve haklar  var .

01/Dönem başında devraldığınız alacaklar

02/Dönem içinde tahakkuk eden gider avansları

03/Dönem sonuna devreden tahsil edilemeyen alacaklarınız.

04/Önceki yönetimin kullanmış olabileceği erken avans ödemeleri

05/Sizin kullanmış olabileceğiniz sonraki dönem avans ödemeleri

06/Sair gelirleriniz

07/Tahakkuk eden gecikme tazminatları ..

Bunlar nasıl kontrol edileceklerdir ? Denetleme bu soruları sormak için vardır !

Burada işler biraz karışır !

Eğer cari hesap işlemlerini doğru yapmadıysanız vay halinize .

Zira Bilanço'nuz asla tutmayacaktır .

              Peki bu Bilanço nedir ?

                              

                                                            BİLANÇO

 

 

Denge ,balans,terazileme anlamlarına gelen İtalyanca bir sözcük ..Mali hukukumuzda Uluslararası Standartlara Uygunluk çerçevesinde

hazırlanması gereken ve meslek dışı insanların anlayıp değerlendirmesi mümkün olmayan teknik terimlerle bezenmiş bu finansal tablo 

ürkütücüdür .

Bilanço ve Mali tabloların  analizi iktisat ve işletme fakültelerinde baba derslerden biridir .

Öztin Akgüç Hoca'nın bir kitabı vardır ki yüksek matematik bilmiyorsanız işiniz kolay değildir .

-Peki o zaman bu denli karmaşık bir tabloyu yönetimler nasıl hazırlasın , illa profesyonel yardım mı alsınlar , SMMM ile mi anlaşsınlar..?

dediğinizi duyar gibiyim .. Haklısınız , aslında doğru yöntem bu olsa da ancak yeterli bütçeye sahip büyük toplu yapılar bu yola başvurabilir .

Ferhunde Hanım Apartmanı yönetimi ne yapacaktır , topu topu 24 kat maliki ve makul bir bütçe söz konusudur  ..

O zaman daha pratik , insanların kolay anlayabilecekleri , denetimleri ferahlatan bir çözüm bulmak gerekir .

Bu da ağırlıkla " gider usulü " hesap tutan yönetimlerin hazırlayabilecekleri standart bir bilanço tasarlamak zorunluluğunu doğurur .

Yani ihtiyacımız neyse onu üreteceğiz .

Bu makale ve ardından gelecek örnek çalışma adım adım böyle bir bilanço'nun kolaylıkla nasıl hazırlanabileceğini ilgili herkese

öğretebilmeyi amaçlamaktadır .

Makalenin altına bu çalışmanın linki koyulacaktır .

                                            Böyle bir bilanço neden gereklidir 

Sizin nakit girdileriniz ve çıktılarınızın denetlenmesi yeterli gibi görünse de dönem içinde uhdenizde olan tüm varlık ve yetkilerinizi doğru kullanıp

kullanmadığınızın , gözden kaçan bir hata olup olmadığının saptanması gerekir .

Bilanço bu yüzden yapılır .

Tahakkuk işlemleri doğru yapılmış mıdır , birilerine ayrıcalık sağlanmış mıdır ?

Ya da birilerine haksızlık yapılmış mıdır ?

Alacaklar ve gecikme zammı tahakkukları hatasız  saptanıp doğru tahsil edilmiş midir .

Devraldığınız alacaklarla devrettiğiniz alacaklar uyum içinde midir .

Tüm gelirleriniz işlenmiş midir .

Bu kontroller yapılmadan banka ve kasa durumunuz doğru kabul edilemez .

Bilanço faaliyet döneminizin röntgeninin çekilmesi anlamına gelir ..

Gelir/Gider tablosu hazırlamak yönetimlerin denetlendiği anlamına gelmeyecektir ..

 

Tüm bunların ışığında asıl zorluk finansal muhasebe'nin en önemli enstrümanı nihai tablo niteliğindeki

bilanço'nun en azından temel matematiksel işlemlere vakıf olduğunu kabul edeceğimiz ortalama vatandaşın

anlayabileceği hale getirilmesidir .

Herkesin bilanço kavramına ve mantığına aşina olması beklenemez . 

Başarı en karmaşık kuramın bile basite indirgenebilmesidir ; eğer BASİT biçimde ifade edemiyorsanız bu aslında sizin de 

konuya pek hakim olmadığınız anlamına gelir .

Daha Aktif / Pasif dediğinizde insanlar konudan kopacaklardır .

Avans tahakkukları'nın neden yazılmak zorunda olduğunu  , niçin sağda yer aldığını anlatmak bile yıpratıcıdır .

Mali Standartlara  uygun bilançolar hazırlanabilir elbette ; ancak bir şekilde dönüştürülmek , tercüme edilmek zorundadırlar .

Ratio tartışması yapabildiğiniz bir toplantıya benzemez genel kurul toplantısı ; parasını kullandığınız insana bu yöntemle hesap veremezsiniz .

Hele de aralarında titiz olanlar çoğunluktaysa ..Bu nedenle devam eden link'te üzerinde adım adım çalışacağımız bilanço sizin için

yol gösterici olacaktır .

Benzer bir çalışmayı internette bulabileceğinizi sanmıyorum ..

Buraya kadar geldiyseniz sonuna kadar da gidersiniz .. Devam o zaman ...................

 

 Link

 

2025 YILINDA 88 ÜYELİ BİR SİTEDE  GERÇEKLEŞMİŞ DÖNEM FAALİYETİNİN GERÇEK SONUÇLARINI ve HAZIRLANMA YÖNTEMİNİ ADIM ADIM

DETAYLI OLARAK ANALİZ ETTİĞİMİZ  ÇALIŞMAYA İLİŞKİN

Excel TABLOSU

 

 

 

 

TEBLİGAT

Bir duyuru , bildirim , ihtar ,karar ,çağrı vb.. bilginin muhataplara ulaştırılması işlemidir.

Tebligat çoğul formu olup aslı "tebliğ" dir.

Hukuk dilinde tebliğ/tebellüğ olarak adlandırılır .

Tebellüğ kendisine tebliğ edilenin bu bildirimi aldığına dair kabulü ve/veya kabul ettiğinin kesinleşmesi , tebliğin doğrulanması  fiilidir.

Muhatabın vereceği bir imza tebellüğ olabildiği gibi adresine gönderilecek bir iadeli taahhütlü posta da tebliğ/tebellüğ sayılır .

Yüz yüze bildirim , telefonla bildirim , sms ya da whatsapp bildirimleri hukuken tebliğ değildir , şahitli bildirimler de hukuken kanıt sayılmamaktadır .

Muhatap kendisine bu tür bildirimlerin e posta, sms veya whatsapp benzeri mesajlaşma yöntemleri ile yapılabileceğine dair bir bildirimde bulunmadıysa

yani bir ön kabulü yoksa bu tür tebliğler de  geçersizdir .

 

                   ADRESİ SAPTANAMAYAN KAT MALİKİNE BİLDİRİM

 

Adresi bilinmeyen , kendisi ya da varislerine ulaşılamayan kat maliklerine nasıl bildirim yapılacaktır .

Bilindiği gibi bu bildirim yapılamazsa örneğin genel kurul çağrıları ya da işletme proje bildirimleri itiraz durumunda geçersiz sayılabileceklerdir .

Eğer kişinin adresine ulaşılamıyorsa site/apartma bildirim panosuna  bir tutanakla ve 2 malik ya da çalışanın şehadetiyle tebliğ yapılabilir .

Burada koşul bu yöntemin kullanılmak zorunda kalındığının belirtilerek yönetim kurulu kararı yazılmalı ve bu karara bağlı olarak şekil ve şartları

yerine getirip yasal tebliğ sürecine uyulmalıdır .Bu konuda 1959 yılında çıkarılan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na sonradan ihtiyaç duyularak eklenen

1.no'lu Ek Madde ve Ek'in Ek'i ( nihayet 2003 tarihinde ) aşağıda ve gayet açık bir dille hüküm belirtir .

Bağımsız bölüm sahiplerine tebligat:
Ek Madde 1 – (6/6/1985 - 3220 sayılı Kanunun 20 nci maddesi gelen numarasız ek madde olup teselsül için numaralandırılmıştır.)
Kat Mülkiyeti Kanununun uygulandığı hallerde, ortak taşınmazda oturmayan her bağımsız bölüm sahibi, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligat yönünden geçerli olmak üzere, Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmek zorundadır.
Apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatlar bu adrese yapılır.
Bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamaması hallerinde, bundan sonraki bütün tebligatlar, o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılır. Tebligatın bir örneği apartman girişinde bulundurulacak ilan tahtasına asılır. Bağımsız bölümde fiilen oturana bu şekilde yapılacak tebligat, bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.
(Ek: 19/3/2003-4829/17 md.) Bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa ilân tahtasına asılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır


                           DOĞRU TEBLİGAT YÖNTEMLERİ

 

Toplu yaşam alanlarında kullanılması gereken yöntem yasal tüm çağrıların ve bildirimlerin imza karşılığı elden verilmesidir .

Ortak whatsapp hattından yapılan bildirimler yasal değildir ve kanıt olarak kullanılamaz .

Tek istisnai koşul Genel Kurulca nitelikli tam katılımda oy birliği ve/veya bireyin bu konudaki açık rızasını gösteren taahhütnamedir .

İadeli taahhütlü posta gönderileri de yasal kabul edilir ancak mühlet muhatabın  "eline geçtiği an " başlayacağı için yurt içi ve yurt dışı postada bekleme süresini de hesaba katılarak işlem yapmalısınız .

Emsal yargı kararları olsa da en az 7 (yedi ) gün öncesinden postaya vererek mühletin sakatlanmamasını sağlayabilirsiniz .

 

                                   YÖNETİMLER İŞLETME DEFTERİ KULLANMAK ZORUNDA MIDIR ?

 

 Yönetimlerin kullanmak zorunda olduğu defterler konusunda  634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda çoğu konuda olduğu gibi yeterli ve açık bir

tanımlama ve hüküm yoktur .

Karar Defteri neredeyse amacının haricinde her konuda devreye giren bir aparattır .

Yönetimler aldıkları kararları bu deftere işlerler , noterlerin en çok tasdik ettiği defter türüdür  .

Genel Kurul kararları da  buraya işlenir .

Merdiven üstüne  yapılacak sundurmanın kaplama rengi  buradadır , ya da mantolama dansitesi  ve diğer ihale kararlarını buraya yazarsınız .

Kanun Yazıcı'nın aklına göre  ;  yapılmış ve yapılması planlanan her işlem  her faaliyet bu defterde kayıt altına alınmak zorundadır .

Giderler , proje planlamaları yetmez protokoller , hatta ihtarlar da .

Deftere baktığınızda da sayfa yapısının yetersizliğine mi yanarsınız, çerçevelemedeki mantık

hatasına mı , aritmetik uygunsuzluğuna mı artık siz bilirsiniz , sayfa sayısının azlığı da tuzu biberidir işin.

Karar defteri tüm bu yükü kaldıramaz , teknik olarak mümkün değildir .

Oysa ideal çözümlerden biri sadece kararları içeren hem GENEL KURUL hem YÖNETİM KURULU için AYRI AYRI defterler onaylatılmasıdır.

Zira bu kurullar nitelik olarak farklı özelliklere sahiptir.

Genel Kurul üyeliği mülkiyet ile başlayan ve ancak mülkiyet devri ile sona eren tabii bir üyeliktir kaçınılamayacak hukuki sorumluluklar

içerir , bu hak başkalarının seçimi ya da sizin tercihiniz ile oluşmaz, sahiplik kavramı ile asaleten doğar ve devam eder .

Buna karşın yöneticilik ve/veya yönetim kurulu üyeliği

-Genel Kurul seçimi ile gerçekleşir..

-Kabul edip etmemek seçilene bağlıdır . Bir talep ve kabul gerektirir, dolayısı ile vekaleten oluşur .

Tüm bu gerekçelerle ayrı ayrı karar mekanizmaları söz konusu  olduğundan

ayrı ayrı  defterler gerektirdiği açıktır .

 Zira Yönetim Kurullarının edimleri  vekaleten olduğu ve hesap vermekle yükümlü olmaları nedeniyle kendilerine ait ayrı bir karar defterine

sahip olmaları gereklidir .

 

 

634 sayılı Kanun şöyle der

Madde 32 .

 Kat malikleri kurulu kararları (1) den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır, karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar." Madde 32 .

Genel Kurul kararları , muhalefet şerhleri ( gerekçeli elbette ) buraya yazılacaktır .

 

MADDE 36 - Yönetici, kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, 32 nci maddede sözü geçen deftere tarih sırasiyle yazmaya ve bu defteri ve giderlerin belgeleriyle diğer bütün belgeleri bir dosyada saklamaya mecburdur.

 

 

Yetmez, tebligatlar, protokoller ,ihtar vb.... Karar defteri bir tür ambar defterine dönüşmüştür ..

Özellikle zorlayıcı ve neredeyse olanaksız olan işlem gelir ve giderlerin ( maddede gelir unutulmuştur) kayıt altına alınmasıdır .

Zira kanun yazılırken siteler,toplu yapılar,çok katlı apartmanlar yaygın  olmadığı gibi doğal olarak gider yer ve türlerinin sayısı da aydınlatma,merkezi ısıtma (zengin semtlerde elbette) ve haftada bir gelen temizlik görevlisine ya da kapıcıya verilen ücretten  ibaretti .

Kapitalizm gelişir , kentler büyür ve insan yoğunluğu artarken çözüm çok katlı bloklar,siteler inşa etmek,  insanları üst üste istiflemek , yapıların boyunu uzatmaktan ibarettir  .

Sefer tası biçiminde tasarlanan modern yaşam alanları yeni gereksinimler doğurdu . 

Artık havuzlarımız, saunalarımız, fitness area'mız ,sosyal tesislerimiz,spor alanlarımız vardır . 

Ortak sayısı çok olsa da olsundur, bizim sitemiz biriciktir, her önüne gelen girmemelidir .

Güvenlik şirketlerinin önü açılmıştır , emekli emniyetçiler mutlu ve mesuttur .

Hele "Esma Sultan  konakları" ya da daha havalı "Princess Residance'lar"  business dünyası ile iç içe geçmiş "Western Village City" ( dahice !)

 " Come&Buy Mall" lar  ( Mall mevzuu can sıkıcı olsa da  zira bize mi diyor yoksa adı mı pek anlaşılmamaktadır ) gururumuzdur .

Tabii bu gelişme sonunda şirketleri aratmayan hacimde  bir kırtasiye ve bürokrasi oluşur . 

Bunca gelir ve gider kalemine de kaçınılmaz olarak bir muhasebe sistemi gerekir .

Önceleri daha mütevazı apartmanlar ( 60 daire elbette ,15 kat ) , daha sonraları sitelerde karar defterinin doğal bir uzantısı (mütemmim cüz dedikleri şey) olarak devreye ufak tefek yapısı ama elverişli tasarımı ile efsane " işletme defteri " girer .

Görevini layıkı ile yapar elhak .

Hala 634 sayılı ünlü kanunumuzda en azından teselli ödülü kıvamında dahi olsa adı anılmasa da ( meclis çalışmaları çok yoğundur ,sıra KMK'ya bir 

türlü gelmez ) mahkemelerde ve SGK' da  ilk elden istenmektedir ve bilirkişilere geçim kaynağı sağlamak üzere  hala sahalardadır .

Kim bilir kaç yönetimin namusunu kurtaran öyle bir defterdir ki usulüne göre tutulursa her türlü badireyi atlatmanıza yardımcı olur ancak önemsemez ve kafanıza göre kayıt yaparsanız şimdiden uyaralım işiniz zordur .

 Bizzat ellerimle yazdığım bir deftere bilirkişi tapu müdürü " usulüne uygun tutulmasa da " nitelemesi yaptığında şok olduğumu hatırlatmalıyım .

-Beyefendi primanota ( deftere geçmeden önce hazırlanan icmal belgesi , mahsup fişi diye de tanınır ) yazarak mesleğe başladım, holding konsolide bilanço denetmenliği yaptım, 

"Mc Arthur&Andersen ,Deloitte , Ernst&Young"  ile çalıştım...  diyemedim.

-O beyleri tanımıyorum ... diyeceğine emindim .

Hayatında tapu sicil defterinden başka defter görmeyen şahıs " mali bilirkişi" olmuştu , gerisini siz düşünün !

Bilirkişi O olabiliyordu zira otorite O'nu istiyordu .

Sonra aklıma YMM'ler geldi ; devletimin atadığı patron perver üstadlarımız ! ( bazılarını tenzih edeyim , başım ağrımasın ) .

Vergi gelirlerinde Kurumlar Vergisi'nin payına baktım ; Cem Yılmaz'ın abartıldığına karar verdim , daha iyileri varmış meğerse :/

Kanunla yetki tanımlanmış , yemini bile olan oda mensupları ..Aslında logolarındaki  kocaman ibriği tek ben görüyor olamam..

Büyük Devlet adamı Turgut Özal beyefendinin  yol,su ve elektriğe yaptığı unutulmaz katkı ..3568 taşlı mücevher  !

Neyse konuya dönelim :

            Öncelikle seçilir seçilmez ilk giderinizi  yapmadan defteriniz notere onaylatılmalıdır .

            Notere onaylatılmayan bir defter asla hiçbir hukuki davada kanıt olarak kullanılamaz .

 

Ayrıca unutulan en önemli noter işlemi defterlerin kullanıldıkları  dönem sonunda (mali hukukta ocak ayı içerisi ) mutlaka kapanış kayıtlarının yapılması ve bu suretle noterlikçe  "deftere işlenmiş tüm kayıtların sonradan eklenmediklerinin"  resmi olarak kayıt altına alınmasıdır .

Yönetim planına göre özel dönem kullanan yönetimler ise görevleri biter bitmez kapatma kaydını mutlak yaptırmalıdırlar .

Ara tasdiklerin de belirli anlamda kapanış kaydı yerine geçeceklerini belirtmeliyim .

           

Daha önce muhtemelen işletme defteri kullanmayan ancak muhasebeci tutacak fona da sahip olamayan yöneticiler  ne yapacaklardır sorusunu

duyar gibiyim .

Defterleri nasıl işleyeceklerdir ?

 

 

 

Youtube vb.. kaynaklara başvurduğunuzda karşınıza çıkan videoların, önerilerin çoğundan kaçının..

Anlatılarda işletme defterinin not defterine dönüştürüldüğünü görebilirsiniz .

Amacına hizmet etmeyen bu kayıt işleme metodu anlamsızdır .

Aşağıda Meram Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi öğretmeni  Sayın Seher Hanım'ın detaylı ama en önemli kısmı atladığı anlatımını bulabilirsiniz .

Çok iyi niyetli ve güzel öğretmiş ama ne yazık ki en önemli kısmı atlamış .

 

https://www.youtube.com/watch?v=XMQzcio93wc

Hocamız aslında kanunu birebir uygulamış ..213 sayılı VUK şöyle diyor.

 

İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:

Madde 193 – (Değişik: 30/12/1980-2365/29 md.)

İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:

1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden);

2. (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)

İşletme hesabı:

Madde 194 – İşletme hesabının sol tarafını gider, sağ tarafını hasılat kısmı teşkil eder.

1. Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen veya borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;

2. Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak tahsil edilen paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün hasılat;

kaydolunur.

Gayrimenkuller ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal ettirilmez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman kaydı tutulmak şartiyle bu kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki malümatı ihtiva etmesi şarttır.

1. Sıra numarası;

2. Kayıt tarihi;

3. Muamelenin nev'i;

4. Meblağ

 

 

Gördüğünüz gibi kanunda aynen böyle yer alıyor , unvan , şirket adı vb..bilgilerden bahsetmiyor .

Dolayısıyla doğru yaptığınızı düşünebilirsiniz , akademik tüm kaynaklarda da bu yöntem izlenerek

aynı yazım tipi salık verilir . Zira sonuçta maliye karınızı   hesaplayarak  vergisini alır  .

Arşivleme gibi bir sorunu olmadığından "tutar " rakamına odaklanmıştır .

Vergi denetiminde size belge aslını sorduğunda ise bulmanız değil bulamamanız daha çok işine gelir , bu yüzden ilk soru belgelerin nerede olduğudur .

Yani kanunu yazan kişi ( muhtemelen Prof. Dr. Osman Altuğ hocam , hürmetle selamlıyorum kendisini )  sizin defter ve belgelerde tahrifat yapmayacağınızı , yitirmeyeceğinizi , bir sele yangına kaptırmayacağınızı , ideal mükellef olacağınızı var saymıştır ..

Bu nedenle akademik dünyada standart buymuş gibi kabul edilse de muhasebe büroları ve   muhasebe yazılımlarının hepsinde , açıklama kısmında cari modül entegre olduğu için unvan otomatik olarak gelir .

ETA, LINK, LOGO, LUCA  vb... zaten sorunu çözmüşlerdir .

Koşulların dayatması bunu zorunlu kılmış, kalamoza  ( doğrusu kalamazo ) dönemi sona ermiştir .

Ba-Bs formunu verenler bunun ne denli önemli olduğunu anlayacaklardır .

 

Aklınızda bulunması gerekenlerin başında bu defterin "kasa defteri " olmadığı , virman işlemlerinin yazılamayacağı gelmelidir .

Yani ortak hesaptan çekilen nakiti buraya yazamazsınız .

Stok takip amacıyla da kullanılmamalıdır .

Bu konuda yardımcı hesaplar/defterler kullanmalısınız ..

Gider Usulü , Tahakkuk Usulü ...kafanızı hiç bulandırmayın .

Ödeme yaptığınız fatura ,fiş neyse direkt gider yazın .

Kuvvetli bir muhasebe alt yapısı kurmadıysanız , gider usulünü kullanmak zorundasınız .

Bir diğer konu da bu defterin aslında bir "belge sicil kaydı" olarak işlev göreceğidir .

Gider belgenizin , dosyalarınızın tamamını yitirseniz dahi buradaki kayıtlardan özgün belgeye ulaşabilmelisiniz !

Hocamız ( sevgili öğretmenimiz ) bu kısmı önemsememiş gibi !

Müstakil evde yaşadığı , ticaretle iştigal etmediği vb.. sonuçlarına ulaşılabilir; apartman ya da sitede yaşasaydı bizi daha iyi anlardı .

Bu arada kendisinden özür diliyoruz ;mesleği ve şahsına saygımız sonsuzdur .

 

 

İpucu :Defter  ilk kez onaylatmaya gidildiğinde yönetim kurulunca karar defterine  işletme defteri onaylatılması hakkında ek bir karar yazarak defteri iyice güvenilir hale getirebilirsiniz .

 

 

İşletme defteri dışında gereksinimlere bağlı olarak büyük site ve toplu yapılarda Bilanço Usülü ve Tekdüzen Hesap Planı'na  göre defterler de tutulabilmektedir .

Çoğu toplu yapı ve sitelerin işlem hacmi ortalama şirket  düzeylerinin çok üstüne çıkmış durumdadır .

Maliye hukukumuzda 213 sayılı Vergi Usül Kanunu'na göre 1.sınıf  tüccar ve sermaye şirketleri tarafından tutulması zorunlu olan bu defterler ve 634 sayılı KMK'ya uygun kullanım esasları ayrı bir yazı konumuzdur . 

 

Link aşağıdadır

 

SİTELER ve TOPLU YAPILARDA BİLANÇO USÜLÜNE GÖRE DEFTER TUTULMASI

 

            İŞLETME PROJESİ ve DOĞABİLECEK İTİRAZLAR

 

İşletme Projesi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu sayesinde tanışmış  olduğumuz bir "borç doğurucu" belgedir .

İşletme Bütçesi , Yıllık tahmini bütçe gibi isimlerle  anılsa da özünde borç senedi  veya vadeli çek gücünde  ( vadeli çek hukuken  mümkün olmasa da pratikte en fazla rastlanan ödeme aracıdır)  icra takibi ,haciz,ipotek vb .. işlemlere dayanak olabilme özelliğine sahip bir bildirim türüdür .

Farkında olmasanız bile elinize ulaştığı ya da tebellüğ ettiğiniz varsayılan andan itibaren bir ödeme yükümlülüğünüz yani borcunuz doğar.

Teknik yeterliliği , matematiksel inandırıcılığı ve inatçı karakteri  sayesinde borç doğuran belge tanımları yapılırken unutulmuş olmasına karşın mahkemelerde gerçek gücünü göstererek delil addedilmiştir .

Borca itirazı ortadan kaldırabilme ,iptalin iptalini sağlayabilme  yeteneği sayesinde saygın bir kimlik kazanmıştır .

Bir yargı kararında borca itirazın iptalini sağlayan belge olarak üst yargıca onanmış olması neden ile hukuki kimlik kazanmış olmasını vurguluyorum .

Bir tür kişisel başarı öyküsü yani. Yoksa İcra İflas Kanunu'nda da Borçlar Kanunu'nda da adı dahi anılmaz .

Espri bir yana çok güçlü ve doğru hazırlanabildiği oranda yönetimlerin en büyük yardımcısıdır .

2004 sayılı İcra İflas Kanunu içtihadları nedeni ile resmi nitelik taşıyan bu belgeyi detaylarıyla inceleyelim ..

            Kat Mülkiyeti Kanunu gereği Genel Kurul tarafından seçilmiş yönetici ve yönetim kurulları ana gayrı menkulün ( site , toplu yapı ya da apartman ) korunabilmesi , yaşayanlara yönelik hizmetlerin aksamaması için aidat olarak bilinen hukuki tanımı "gider avansı" olan periyodik ödemeler ile fon oluştururlar .

Her kat maliki ya da hisse payı sahibi Yönetim Panı ve KMK'da yazılı olan hükümler gereği bu toplam harcama havuzundan kendilerine düşen payı ödemekle yükümlüdürler.

Bu pay nasıl ve neye göre hesaplanacaktır ?

Yönetim seçildikten sonra kat maliklerinin aylık olarak ödeyecekleri tutar nasıl belirlenecektir . 

Bir önceki dönemin toplam yıllık gideri üzerinden tefe,tüfe,tüik bazlı enflasyon,yeniden değerleme oranı vb.. baz alarak bir çarpan oluşturur , kat malik sayısına ardından 12'ye böler ve aylık miktarı oy birliğiyle kabul edersiniz.

Daha ince hesaplama yöntemleri de mevcuttur .Hisse payı , metrekare kullanımı , kat sayısı vb...

Böylece gönül rahatlığıyla aidat toplama ( gider avansı ) sürecini başlatır ve harcamalarınızı fonlayabilirsiniz .

Şunu bilmelisiniz ki ilk para çektiğiniz ve harcadığınız anda suç işliyorsunuz .

Yetkisizce para toplayarak kanunlarımızın kimbilir kaç tanesini ihlal ettiniz .

Peki neden böyle, genel kurulda aidata zaten karar  vermiştiniz .

Sitenin en yetkili karar organı böyle buyurduysa neyi yanlış yapmış olabilirsiniz ki ?

İşletme projesi tam da burada devreye giriyor .

Kat Maliklerini hukuken borçlu hale getirmediniz !

Yıl içinde yapacağınız potansiyel harcamaların neler olabileceği konusunda bir proje oluşturup herkesi aydınlatmadınız .

"Sizden para alacağım ama nerelere harcayacağım beni ilgilendirir " dediğiniz anlamına gelir bu .

            İşletme Projesi ana gayrı menkulün önünüzdeki 1 yıl içinde hangi ünitesine,hangi aktivitesine , hangi hizmete , hangi çalışanlarına kısaca hangi gider yerleri ve gider türlerine ne kadar para harcamayı planladığınızı gösteren belgedir.

            Fasıllar ( hukuken epey ünlü bir kavram ) ve bu fasıllara harcanması planlanan tutarlar detaylı olarak tanımlanmalı ve yaklaşık toplam meblağ  belirlenmelidir .

Bunların arasında ücretler, elektrik,su, altyapı bakım onarım ,peysaj ve ana gayrı menkul sigortalama giderleri  olduğu gibi  beklenmedik durumlarla karşılaşma  olasılığına dair ayrılan olağanüstü  gider kalemleri dahi bulunmalıdır .

Yönetim vizyonunuza bağlı olarak şekillenen ve detaylı olarak tanımlanması gereken bu belge tüm paydaşlara ivedilikle imza karşılığı ya da tebligat kanunu amir hükümlerine göre iletilmelidir.

Bu belgenin kesinleşerek maliklerin borç ödeme yükümlülüğü altına girmeleri için 7 gün süre söz konusudur .

Tebligat sonrası 7 gün içerisinde resmi bir itiraz gelmediği takdirde işletme projesi kesinleşmiş demektir .

Artık her paydaş ortak 1(bir) yıl boyunca her ay belirlediğiniz gider avansını ödemekle yükümlüdür .

Fon kullanmaya başlayabilirsiniz . 

İşletme Projesi'ne itiraz mevcutsa hemen denetimi sürece katarak Olağanüstü Genel Kurul düzenlemek zorundasınız.

Söz konusu itiraz burada değerlendirilerek ya özgün  ya da revize edilmiş haliyle işletme projeniz kesinleştirilecektir.

                                                                                 

                                                   İŞLETME PROJESİNE İTİRAZ 

Ancak bu aşamadan sonradır ki para kullanma ve harcama yetkiniz olacak ,daha önce değil .

Kat malikleri haklı ya da haksız ( yönetimi işlevsizleştirme,mobbing vb. ) gibi amaçlarla itiraz müessesesini kullanabilirler.

Bunu engellemek kolay değildir , yasal haklarıdır .

Büyük olasılıkla  projeyi hazırlarken rakamsal ya da mantıksal fahiş hata yapmadıysanız  bu itiraz elinizi kolunuzu bağlamak için yapılmaktadır .

İcraat gerçekleştiremeyen bir yönetim durumuna düşürülmek istenmektesiniz .

Personel maaşlarını , faturaları dahi yatırmanızı engellemek isteyen bir akılla mücadele zorunda bırakıldınız .

Popüler kültüre ait  terimle bir tür  "taht oyunu, koltuk savaşı " içindesiniz .

 

            Böylesi  baş ağrıtabilecek ,şevkinizi kırabilecek hamlelerden kurtulmanın tek yolu vardır .

İşletme Projenizi  SEÇİLDİĞİNİZ OLAĞAN GENEL KURUL'da  onaylatın.

Biten yılın mali tabloları size önünüzdeki yıl ile ilgili sağlıklı  veri sağlayacaktır .

Bunlara ulaşmadan hazırlayacağınız işletme projesi ise asla sağlıklı olamayacak,

gider yer ve türleri dahası reele yakın tutarları bile saptayamayacaksınız .

Bu verilere ulaşabilmek ve yönetim yılına dair vizyon üretebilmek için mutlaka  Denetim Heyeti ya da

Denetçiyi önceden göreve çağırarak Denetleme Raporu'nu Genel Kurul çağrı ilanlarıyla beraber göndermeye zorlamalısınız .

Bu konuda daha detaylı bir makaleyi sitemizde bulabilirsiniz  ..

link aşağıdadır ..

Alt kategoriler

Sayfa 1 / 2

Yönetici Rehberi

Adnan Kahveci Mahallesi
Sayaca Caddesi No 5 Ekol Center
Çağrı 05360111111
bilgi@yoneticirehberi.com
Linkler
Belgeler
Bülten Kaydı

Güncellemelerden haberdar olmak için sisteme kayıt olun

Galeri

örnek resimler